İktidar, İBB’yi devre dışı bırakarak İstanbul’a ihanet etmeye devam ediyor  
CHP İstanbul Kent Hakları İzleme Kurulu, “CHP olarak bu ayrıcalıklı ve hukuksuz plan itiraz edeceğiz, daha önce olduğu gibi hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bakanlık, yargı kararlarına uymalı; planlama yetkisini derhal kentin yerel temsilcilerine ve İBB’ye devretmelidir” dedi.
30.11.2019
2151
Yazı Boyutu: A- A+

CHP İstanbul Kent Hakları İzleme Kurulu:


- İktidar, İBB’yi devre dışı bırakarak İstanbul’a ihanet etmeye devam ediyor

- Bakanlık planlama yetkisini derhal İBB’ye devretmelidir

Hattat Holding’in imara aykırı olması nedeniyle iptal edilen Maslak’taki gökdelen projesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni plan ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca re’sen onaylandı. Karara tepki gösteren CHP İstanbul Kent Hakları İzleme Kurulu, “CHP olarak bu ayrıcalıklı ve hukuksuz plan itiraz edeceğiz, daha önce olduğu gibi hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bakanlık, yargı kararlarına uymalı; planlama yetkisini derhal kentin yerel temsilcilerine ve İBB’ye devretmelidir” dedi.

İmar planları siluete takıldığı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nden defalarca dönen, mahkeme kararları ile planları iptal edilen ve mühürlenerek yarım kalan gökdelen projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı devreye girdi. Bakanlık, mahkeme kararlarını tanımayarak projeye ilişkin küçük ve büyük ölçekli yeni imar planları hazırladı. Yargı kararları hiçe sayılarak hazırlanan yeni imar planları, Cumhurbaşkanlığı 1 No’lu Kararnamesi kapsamında re’sen onaylandı ve askıya çıkarıldı. CHP İstanbul Kent Hakları İzleme Kurulu, daha önce gerçekleştirdiği hukuki mücadeleler sonucu engellediği kent suçuna karşı bugün yeniden harekete geçti. İzleme Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, Bakanlık tarafından hazırlanan yeni gökdelen planlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:


“Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’nın 27 Kasım 2019 tarihinde askıya çıkardığı yeni imar planına göre, Maslak’taki Hattat Holding’e ait alanda 45 katlı yeni bir dev bina yapılması öngörülüyor. Plan yaklaşık 3 emsal yoğunluk getiriyor, bodrum katlar da düşünüldüğünde bunun da üzerinde bir yoğunluk oluşacağı görülüyor.

Kamuoyunda Hattat binası olarak bilinen bu yerin hik
âyesi şöyle;

-     Bu alana ilişkin planlama süreci 2003’te başlamış;

-     2009’da inşaat plan aykırılıkları nedeniyle mühürlenmiş;

-     16 Eylül 2010’da İBB bu alanla ilgili yeni bir plan yapmış;

-     Açılan dava önce ilk derece mahkeme de reddedilse de Danıştay mahkeme kararının tersine plânı iptal etmiş;

-     2 Kasım 2015’te Hattat ile İBB arasında Hattat’ın 18 adet arsayı şartsız İBB’ye bağışlaması karşılığı avam projenin İBB tarafından onaylanmasına ilişkin bir protokol yapılmış;

-     21 Nisan 2017’de İBB’de CHP’nin olumsuz oyuna karşın kabul edilen plan notu değişikliğiyle burada emsal yine 3 olarak belirlenmiş;

-     Ancak açılan dava sonucu Danıştay 6. Dairesi 10 Eylül 2018 tarihinde bu planı da iptal etmiş ve alan plansız kalmıştır.

Görüleceği üzere yargı her defasında bu alanda ayrıcalıklı ve yüksek yoğunluğu bir yapılaşmaya izin vermemiştir.

Bu arada 2 Kasım 2015’te İBB’de Maslak bölge planları kabul edilmiştir ve bu bölgede emsal 2’ye düşürülmüştür. Maslak bölge planlarında Hattat’a ait söz konusu alan yer almamakla birlikte, olması gereken burada da çevre plan koşullarının dikkate alınması ve yoğunluğun düşürülmesidir.”

CHP İstanbul Kent Hakları İzleme Kurulu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İBB’yi devre dışı bıraktığını ve kent suçu işlediğini kaydetti. Kurul, yaptığı açıklamanın devamında ise şu ifadeleri kullandı: “Bakanlık tarafından askıya çıkarılan plan, Maslak bölge planlarıyla çelişen parsel bazında ayrıcalıklı bir imar artışı getirmektedir. Bakanlığın bu kararı, ‘dikey mimariden yatay mimariye geçiyoruz’ sözlerinin halkı kandırmaktan öte bir şey olmadığını, bu dikey ve yoğun yapılaşmayla İstanbul’a ihaneti sürdürdüklerini açıkça ortaya koyuyor. İktidar, İBB’yi devre dışı bırakarak İstanbul’a ihanet etmeye devam ediyor. CHP olarak bu ayrıcalıklı ve hukuksuz plan itiraz edeceğiz, daha önce olduğu gibi hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bakanlık, yargı kararlarına uymalı; planlama yetkisini derhal kentin yerel temsilcilerine ve İBB’ye devretmelidir.”