CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, ÇANKAYA BELEDİYESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ TEMEL ATMA TÖRENİNDE KONUŞTU  
30.11.2016
24198
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU:
-“DÜNYAYA MEYDAN OKUYORUZ” DİYE BAĞIRANLAR, BU ÇOCUKLARIN YURT SORUNUNU NEDEN ÇÖZMEZLER?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, “Dünyaya meydan okuyoruz” diye bağıranlar acaba bu çocukların yurt sorununu neden çözmezler? 14 yıldır iktidardasınız, yurt sorununu neden çözmüyorsunuz? Yurda bakıyorsunuz, yangın merdiveni var ama ölen çocuklarımızın yığıldığı yer yangın merdiveninin kapısının önü. Açılmıyor, çünkü kilitli. Oysa teknoloji var. İçerden açılan, dışarıdan açılmayan kapılar var. Neden bunlar yapılmaz, neden bunun önlemi alınmaz, neden ve hangi gerekçeyle izin verilir? O anne ve babaların yaşadığı acıları hepimiz yüreğimizde hissediyoruz.” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, Çankaya Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nin temel atma töreninde yaptığı konuşma şöyle:



Değerli milletvekili arkadaşlarım, Devrimci İşçi Sendikalarının Sayın Genel Başkanı, değerli yurttaşlar, atmosferin biraz karamsar olduğunu biliyorum. Aslında her gün güzel bir güne uyanmak isteriz. Huzur içinde yatağımızdan kalkıp sofraya, kahvaltıya oturmak isteriz. Akşam televizyonun karşısına geçip haberleri, dizileri, filmleri, tartışma programlarını huzur içinde dinlemek isteriz.

Fakat bugün geldiğimiz nokta bunlara imkan vermiyor. Dün akşam acı bir haberle karşı karşıya kaldık. On bir kız çocuğumuz, bir görevli çıkan yangında hayatını kaybetti. Çocukların ne kadar önemli olduğunu bütün anneler, babalar bilir. Çocukların üzerine titreriz. Onların bizden daha iyi bir eğitim almalarını isteriz, daha iyi yaşam koşulları, yaşam standardı yakalamalarını isteriz. Her türlü özveride bulunuruz çocuklarımız daha iyi yetişsin diye. Aladağ’da yurtta kalan çocuklarımız da köylerden gelip barınacak yerleri olmadığı için bir yurtta kalan çocuklarımız.

Sormamız gereken soru şu; koskoca Türkiye Cumhuriyeti nasıl olur da yurt sorununu çözemez. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti “Dünyaya meydan okuyoruz” diye bağıranlar acaba bu çocukların yurt sorununu neden çözmezler? 14 yıldır iktidardasınız yurt sorununu neden çözmüyorsunuz? Yurda bakıyorsunuz, yangın merdiveni var ama ölen çocuklarımızın, kız çocuklarımızın yığıldığı yer yangın merdiveninin kapısının önü. Açılmıyor, çünkü kilitli. Oysa teknoloji var. İçerden açılan, dışarıdan açılmayan kapılar var. Neden bunlar yapılmaz, neden bunun önlemi alınmaz, neden ve hangi gerekçeyle izin verilir? O anne ve babaların yaşadığı acıları hepimiz yüreğimizde hissediyoruz. Emin olun dinleyince insanın içi acıyor.
Şimdi yayın yasağı getirmişler, RTÜK hemen yayın yasağı getirmiş. Niye yayın yasağı getirirsiniz? Yani gerçeklerin vatandaş tarafından öğrenilmesini niçin istemiyorsunuz? Hangi gerekçeyle yayın yasağı getiriyorsunuz? Anlamak mümkün değil. Emin olun anlamak mümkün değil. Gerçekleri nereye kadar saklayacaksınız ve nereye kadar götüreceksiniz? Her gün bir felaketle karşılaşıyoruz. Haftanın bir günü yok ki ya şu günde bari yüzümüz gülsün, şu günde bari sokakta karşılaştığımız insana gülerek selam verelim. Nasıl oldu da Türkiye bu kadar karanlık bir atmosferin içine sokuldu ve hangi gerekçeyle sürüklendi Türkiye buraya? Hepimizin oturup düşünmesi lazım. Bu ülkenin işçisinin de, köylüsünün de, memurunun da, sanayicisinin de, esnafında oturup düşünmesi lazım. Türkiye bunları hak etmiyor.

Bir kültür merkezinin temelini atıyoruz. Bu kültür merkezinin temelinde ne yatıyor biliyor musunuz? Tasada ve kıvançta beraber olmak yatıyor aslında. Bir kültür merkezinde nasıl tasada ve kıvançta beraber oluruz? Düşünün burada bir film izlediğimizi düşünelim, bir sanat filmini izlediğimizi düşünelim. Karanlık bir ortamda bir sinema izliyoruz, bir film izliyoruz. Filmde yaşanan bütün duyguları ortak yaşıyoruz. Görüşümüz ne olursa olsun, inancımız ne olursa olsun o filmdeki bütün duyguları ortak yaşıyoruz. Ortak yaşamayı öğreniyoruz. Veya bir tiyatroya gittiğimizde o tiyatroda yaratılan atmosferi yine hep birlikte yaşıyoruz. Darbe yönetimleri kültürden hep korkmuştur, sanattan hep korkmuştur. Filmlerin yasaklandığını biliyoruz, tabloların yasaklandığını biliyoruz, şiirlerin yasaklandığını biliyoruz, kitapların, romanların yasaklandığını biliyoruz, fotoğrafların yasaklandığını biliyoruz. Yasaklayanlar aslında korkak insanlardır, onlarda cesaret yoktur. Cesaretleri olsa yasaklamazlar. Biz yasaksız bir Türkiye’yi, özgür bir Türkiye’yi hep özledik ve gerçekleştirmek içinde çaba harcayacağız.

Tek bir amacımız ve tek bir hedefimiz var. Görüşümüz, inancımız, kimliğimiz, siyasi görüşümüz ne olursa olsun bu ülkede insanca yaşamak istiyoruz. Bu ülkede birlikte yaşamak istiyoruz, bu ülkede güler yüzlü yaşamak istiyoruz.

Hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum.