CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, CHP İSTANBUL GENİŞLETİLMİŞ 1.BÖLGE TOPLANTISINDA KONUŞTU  
03.03.2017
28288
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, CHP İSTANBUL GENİŞLETİLMİŞ 1.BÖLGE TOPLANTISINDA KONUŞTU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Neden hayır diyoruz? Çocuklarımızı düşündüğümüz için, bayrağımızı düşündüğümüz için, Türkiye’yi düşündüğümüz için, terör istemediğimiz için, hep birlikte yaşamak için, her kesimin kimliğine, inancına, yaşam tarzına saygı duyduğumuz için, Cumhuriyeti kuranlara minnet duyduğumuz için, daha güçlü bir Türkiye için, milli iradeye saygı duyduğumuz için, egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğu için, herkesin işi aşı olsun değimiz için, hükümet meclise programını sunsun ve meclisten yani milli iradeden güven oyu alsın diye hayır diyoruz. Evetin mesajı ise sonu belli olmayan dipsiz bir kuyuya, bir maceraya Türkiye’yi sürüklemektir. Bir kişiye her türlü yetkiyi vereceksiniz. Savaş ilan edecek, bütün müsteşarları o tayin edecek, başkan yardımcısı 50 mi, bin mi 10 bin mi o karar verecek" dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Bostancı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen CHP İstanbul Genişletilmiş 1. Bölge Toplantısında yaptığı konuşma özetle şöyle:



Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Sessiz ve sakin dinlerseniz çok daha mutlu olacağım. Güzel bir gündeyiz, Binbir Çiçek Kadın Korosuna yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten bizi onurlandırdılar. Karamsar bir atmosferde kadın sesinin ve Anadolu türkülerinin ne kadar güzel olduğunu bize öğrettiler. Gerçekten yürekten teşekkür ediyorum.

Ayrıca bir şey daha, bu kampanyanın böyle neşeli geçmesini, 81 ilde de bu türkülerin söylenmesini yürekten istiyorum. Kampanyayı, cumhuriyetin kurucu değerlerine dönmeyi bir bayram havası içinde doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde kutlamayı gerçekleştirmeyi, her türlü baskıya hayır demeyi birlikte ama birlikte yapmalıyız, çalışmalıyız, yönetmeliyiz.

Önce İkinci Bölgede, sonra Üçüncü Bölgede, şimdi Birinci Bölgede toplantımızı bitiriyoruz. Artık bundan sonra alanlara çıkacağız. Gerçi arkadaşlarımız çıkıyorlar, milletvekili arkadaşlarımız çıkıyorlar, belediye başkanlarımız çalışıyorlar. Ama bundan sonra parti içine dönük değil, partinin dışına dönük çalışmalar yapacağız. Anlaştık mı? Her bölgede çalışacağız, her yerde çalışacağız.

Çalışmalarımızı yaparken

  1. Kutuplaştırıcı söylemlerden uzak duracağız. 
  2. CHP’nin propagandasını yapmayacağız.
  3. Neyi hangi gerekçeyle amaçladığımızı, neden hayır dediğimizi halka sakin, düzgün ve bilgili bir anlayışla anlatacağız neden hayır diyoruz, kavga etmeden. 

 

CUMHURİYETİ KURDUK, 1919’DAN 2017’YE KADAR HİÇ TEK ADAM REJİMİ OLMADI

Neden hayır diyoruz? Çocuklarımızı düşündüğümüz için. Neden hayır diyoruz? Bayrağımızı düşündüğümüz için. Neden hayır diyoruz? Türkiye’yi düşündüğümüz için. Neden hayır diyoruz? Terör istemediğimiz için. Neden hayır diyoruz? Hep birlikte yaşamak için. Neden hayır diyoruz? Her kişinin kimliğine, her kişinin inancına, her kişinin yaşam tarzına saygı duyduğumuz için. Neden hayır diyoruz? Cumhuriyeti kuranlara minnet duyduğumuz için. Neden hayır diyoruz? Daha güçlü bir Türkiye için. Neden hayır diyoruz? Milli iradeye saygı duyduğumuz için. Neden hayır diyoruz? Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, onun için hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Herkesin işi, aşı olsun diye hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Hükümet TBMM’ye meclis programını sunsun ve TBMM’den yani milli iradeden güvenoyu alsın diye istiyoruz. Neden hayır diyoruz? Bir kişi TBMM’yi feshetmesin diye istiyoruz. Neden hayır diyoruz? Bir kişi bir siyasi partinin Genel Başkanı Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12’sini tayin etmesin istiyoruz. Neden hayır diyoruz? Yargı bağımsız olsun diye istiyoruz. Benim hakkım, benim adalet duygum incinmesin diye hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Çocuklarımızın geleceği için hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Çocuklarımız güzel bir Türkiye’de barış içinde, kardeşlik içinde yaşasınlar diye hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Bu bir siyasi partinin tercihi değil, bu Türkiye’de yaşayan 80 milyon yurttaşımızın tercihi olsun diye hayır diyoruz. Neden hayır diyoruz? Bu güzel ülkede insanca birlikte yaşayalım diye hayır diyoruz. Bunu söyleyeceğiz. Onun için taşkınlık yok, kutuplaşma yok. Neden hayır diyoruz? Benim gibi düşünmeyene de saygı gösterilmesi için, hayır diyoruz. Onun düşündüğü doğru, benim düşündüğüm yanlıştır, onun elinde bir sopa var, ben doğruları söylediğim zaman tepeme vuracaksa buna hayır diyorum. Onun düşüncesine de saygı göstereceğiz, benim düşünceme de saygı gösterilecek. Benim gibi düşünmeyen insanların da bu ülkede özgürce yaşamaya hakları vardır. Bunun için hayır diyoruz.

Biz cumhuriyeti kurduk, 1919’dan 2017’ye kadar tek adam rejimi hiç olmadı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Amasya Tamiminde ne demişti? “Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” Millet sözcüğünü ilk kez, millet sözcüğünü resmi bir belgeye yazdırandır Mustafa Kemal Atatürk. Çünkü ondan önce millet yoktu, millet kavramı yoktu. Ahali vardı, padişahın kulları vardı. Şimdi 80 milyon yurttaş eşit şartlara, eşit koşullara tabidir ve hepimiz eşitiz, hepimiz beraberiz, hepimizin hakları aynı koşullarda güvence altına alınmıştır. Neden hayır diyoruz? Hiç kimse benim can ve mal güvenliğim yoktur demesin diye hayır diyoruz. Herkesin can ve mal güvenliği olmalıdır. Herkesin hakları anayasal güvence altında olmalıdır. Bir kişinin iki dudağından benim haklarım benim elimden alınmamalıdır. Bunun için biz hayır diyoruz ve bunun için 80 milyonun da hayır demesini istiyoruz. Eğer bu bir partinin sorunu olarak algılanacaksa en büyük hataya düşmüş oluruz. Anayasa bir partinin anayasası değil, anayasa bir şahsın anayasası değil, adı üstünde anayasa, hepimizin yasası, 80 milyonun yasası. Her kimlikten, her inançtan, her görüşten, her bölgeden insanımızın yasası. Her insanımızın haklarını güvence altına alan bir yasa.

HAYIRLI BİR İŞ YAPACAĞIZ

Dolayısıyla bir partinin mutfağında hazırlanan bir anayasa değişikliğine biz hayır diyoruz. Çünkü anayasalar birer toplumsal uzlaşma belgeleridir ve bu toplumsal uzlaşma belgesi için de 80 milyon kişi anayasa kitapçığını eline aldığında bu benim anayasamdır demelidir. Sağcısı, solcusu, ortacısı, dindarı, ateisti kim olursa olsun herkesin haklarını güvence altına alan bir anayasaya ihtiyacımız var. O nedenle biz bu değişikliğe hayır diyoruz. Hayırı çok iyi anlatmalıyız. Hayırlı bir iş yapacağız, güzel bir iş yapacağız. Bunları her yerde söyleyeceksiniz. Diyecekler ki size evet olursa, söylerseniz terör bitecek. Sadece şunu söyleyeceksiniz, 15 yıldır iktidarsınız siz terörü bitirdiniz de birisi elinizden mi tuttu? Yok. Öyle bir tablo çiziliyor ki neden evet dediklerini, ya da halka neden evet demesi gerektiğini anlatamıyorlar, söyleyemiyorlar ve şunu söylüyorlar, hayır diyenler teröristtir. Ben de şunu söylüyorum, evet diyen de, hayır diyen de bu ülkenin düzgün, namuslu vatandaşlarıdır ve benim başımın üstünde yeri vardır. Onlar ayırıyorlar, biz ayırmıyoruz. Onlar bizi bölmeye çalışıyorlar biz bölünmüyoruz. Onlar bizi parçalamaya çalışıyorlar parçalanmıyoruz. Bir arada, birlikte, birlikten kuvvet doğar, birlikten huzur doğar, birlikten kardeşlik doğar, birlikten ayrışma hiçbir zaman doğmaz. O nedenle bir aile gibi, bir kent gibi, bir köy gibi kocaman bir Türkiye gibi bir arada olacağız, birlikte olacağız.

TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ

En güzel dersi kim verdi? Binbir Çiçek Kadın Korusu verdi. En güzel dersi onlar verdiler. Horon bizim türkümüz mü? Evet. Hoyratlar bizim türkümüz mü? Evet. Uzun havalar bizim türkümüz mü? Arabesk bizim türkümüz mü? Ne eksiğimiz var? Hiçbir eksiğimiz yok, her şeyimiz var. Alın Balkan türkülerinden gidin Şanlıurfa’nın hoyratına kadar. Bütün güzellikler var bizde. Kemençe de bizim, tulum da bizim, saz da bizim, tef de bizim. Ama hepsi bir arada çok daha güzel. Hepsi bir arada çok daha güzel ses çıkarıyor. Barış içinde kardeşçe yaşamak istiyoruz, bir arada yaşamak istiyoruz. Anayasayla aramızı bölmek istiyorlar, anayasa değişikliğiyle aramızı bölmek istiyorlar. Anayasa değişikliğiyle düşünce özgürlüğümüzü elimizden almak istiyorlar. Eğer bu değişiklik çıkarsa bir kararnameyle horon söylemek yasaktır diye bir kararname çıkabilir ve kadınlar koromuz horon söyleyemez. Ama inadına söyleyeceğiz.

Bir kararnameyle diyebilirler ki bütün muhtarlıkları kaldırıyoruz. Bir muhtar arkadaşım dedi ki, “Olur mu efendim bütün muhtarlıklar bir kararnameyle kalkar mı?” Dedim, “Bu anayasa değişikliğine evet dersen ve çıkarsa o kişi sana şunu söyleyecek başkan, ya ben koskoca TBMM’yi feshediyorum kardeşim muhtarlığı mı feshetmeyeceğim. Muhtarlığı da feshedeceğim” diyecek.

Bakınız, nasıl bir tehlikeli maceranın içine sürüklendiğini hep beraber görmek zorundayız ve hep beraber anlatmak zorundayız. Sakin, düzgün, bilgili, birikimli bunları anlatacağız. Kızmadan, kimseyi küstürmeden herkese rahatlıkla bunların tümünü anlatabiliriz. Neden? Çünkü yüreğimizde sevgi var, ülkemizi seviyoruz, çocuklarımızı seviyoruz, doğamızı seviyoruz ne eksiğimiz var. Her şeyimiz var. Sularımız var mı? Var. Denizlerimiz var mı? Var. Dağlarımız, ovalarımız var mı? Var. Her şeyimiz var. Eksik olan ne? Bizi bölmek istiyorlar o tuzağa düşmeyeceğiz. Kutuplaşma yaratmak istiyorlar o tuzağa düşmeyeceğiz. Biz hayır dediğimiz için bize terörist diyorlar, onlara saldıracağımızı düşünüyorlar, saldırmayacağız. Onları da seveceğiz, diyeceğiz ki, “Ülkemizi seviyoruz, ülkemizin insanını seviyoruz.” İnadına, inadına hayırlı bir iş yapacağız ve bu ülkede cumhuriyetin kurucu değerlerine hep birlikte, ama hep birlikte ulaşacağız.

BİZİM DOĞRULARI SÖYLEDİĞİMİZİ ONLAR DA BİLİYORLAR

Değerli arkadaşlarım, biz bunları anlatırken bizim doğruları söylemediğimizi ifade ediyorlar. Ben de başta Sayın Başbakan olmak üzere, başta Sayın Bahçeli olmak üzere onlara şu çağrıyı yaptım. “Benim söylediklerim doğru olmayabilir size göre, o zaman şunu yapalım, sizin arzu ettiğiniz bir televizyon kanalında birlikte bir araya gelelim, ben de anayasa değişikliğini alayım elime, siz de alın elinize oturalım orada medeni insanlar gibi, uygar insanlar gibi tartışalım. Eğer bunu yapabilirsek ne olacak? Yani Amerika bunu yapıyor, Fransa bunu yapıyor, Almanya bunu yapıyor, Japonya bunu yapıyor biz niye yapmıyoruz? 80 öncesi Türkiye’de de vardı. Siyasi partilerin liderleri bir televizyon programına çıkarlardı vatandaş da evinde oturur bakardı, bunlardan kim doğruyu, kim yanlışı söylüyor kendi tercihini kullanırdı. Ama şimdi gelmiyorlar çekiniyorlar neden acaba? Size bir sır veriyim de kimseye söylemeyin. Bizim doğruları söylediğimizi onlar da biliyorlar, onun için çıkmıyorlar.

GAZİ MECLİSİ, İKİNCİ SINIF BİR MECLİS KONUMUNA GETİRİYORLAR

Biz güçlü bir parlamento istiyoruz. Kimsenin önünde eğilmeyen bir parlamento, milli iradenin gözbebeği olan bir parlamento istiyoruz. İstediğimiz bu. Çünkü bu parlamento, yani TBMM, Milli Kurtuluş Savaşını yöneten bir meclistir. Polatlı’dan top sesleri gelirken oturumunu sürdürmüştür, çalışmıştır. O nedenle unvanı Gazi Meclistir. Gazi Meclis 15 Temmuz darbe girişiminde sabaha kadar üstüne bombalar yağarken, bir darbe girişimini püskürtmüştür. Şimdi yeni anayasa değişikliğiyle Gazi Meclisi alıyorlar ikinci sınıf bir meclis konumuna getiriyorlar. Yetkilerini elinden alıyorlar.

Bakın, ben size bir şey daha anlatıyım bu da çok önemlidir. Diyelim ki bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanı yurtdışına gitti veya hastalandı yerine birisi vekalet edecek. Mevcut anayasaya göre Sayın Cumhurbaşkanı bir yere gittiğinde vekaleti TBMM Başkanı yapıyor. Neden? TBMM Başkanı olduğu için. Başka? Tarafsız olduğu için. Başka? Milli iradeyi en tepede temsil eden kişi olduğu için. Peki yeni anayasa değişikliği yürürlüğe girerse Sayın Başkanı kim temsil edecek? Seçimle gelmemiş kendisinin tayin ettiği bir kişi temsil edecek. Bakın, bir demokrasiye en fazla bu kadar ihanet edilir. Neden seçilmemiş bir kişi devasa bir Türkiye’yi temsil etsin? Bu ancak Türkiye’de darbe dönemlerinde olmuştur. Kenan Evren darbeyi yapmıştır, gelmiştir, seçilmemiştir ama Türkiye’yi yönetmiştir. Şimdi bir anayasa değişikliğiyle bir darbe dönemini anayasal kurum haline getiriyoruz. Niye hayır diyoruz? İşte bunun için hayır diyoruz. Milli iradeye saygı duyduğumuz için hayır diyoruz.

Arkadaşlarım bir not getirdiler, Samet Sarı’nın özgürlüğü için de hayır diyoruz diye. Sadece o değil, hapisteki bütün gazetecilerin özgür bırakılması için hayır diyoruz. Sadece o değil, barış bildirisini imzaladı diye görevlerine son verilip kapının önüne konan akademisyenler, hocalarımız, onlar için de hayır diyoruz. Güzel bir Türkiye’de birlikte yaşamak istiyoruz, beraber yaşamak istiyoruz. Bazen şunu söylüyorlar efendim ya hayır çıkarsa Türkiye bir felakete sürüklenir mi? Ya hayır çıkarsa Türkiye’de bir kaos çıkar mı? Çıkar mı? Çıkar mı? Çıkar mı? Ben de biliyorum ki hayır çıkmaz. Neden çıkmaz? Aslında hayır diyerek biz Türkiye’de bir barışın, bir huzurun altına imza atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı görevinin başında olacak, Sayın Binali Yıldırım ki, biz hayır diyerek kendi koltuğunu korumuş oluyor ve bir anlamda onun içinde çalışıyoruz, o da başbakan olacak. Bakanlar yerlerinde olacak, TBMM’nin yetkileri elinden alınmamış olacak. Ve ne olacak? Şu olacak; halk yani bu millet çok önemli bir dersi siyaset kurumuna verecek. Diyecek ki, biz sizi seçtik, parlamentoya gönderdik, sizi seçtik Cumhurbaşkanı yaptık. Anayasaya, hukuka, hukukun üstünlüğüne uygun davranarak görevinizi yapın. Bu mesajı verecek. Adaletli bir Türkiye istiyor bizim halkımız, hukukun üstünlüğünü istiyor bizim halkımız, beraber yaşamak istiyor bizim halkımız, ayrılık gayrılıktan hoşlanmıyor bizim halkımız. Bu dersi verecek ve diyecek ki yolunuza devam edin. Parlamenter sistemde eksiklikler var onları da tamamlayın. Bir araya gelin ve tamamlayın. Hayırın temel mesajı budur.

550 MİLLETVEKİLİ BİZİM NEYİMİZE YETMİYORDU DA 600’E ÇIKARDINIZ?

Peki evetin mesajı nedir? Sonu belli olmayan dipsiz bir kuyuya Türkiye’yi sürüklemektir. Bir maceraya Türkiye’yi sürüklemektir. Bakın bunu çok açık ve net söylüyorum. Neden sonu belli değil? Bir kişiye her türlü yetkiyi vereceksiniz bir kişiye. Savaş ilan edecek bir kişi. Bütün müsteşarların kim olacağını o tayin edecek, bütün kamu görevlerinin hangi niteliklerde nereye geleceğini o belli edecek. Başkan yardımcısı 50 tane mi istersin, 1000 tane mi istersin, 10 bin tane mi o karar verecek. Sayı yok çünkü. Bir sır daha vereyim size. Afganistan’da cumhurbaşkanı yardımcısı ikidir ve bunlar da seçimle gelirler. Bizde seçimle gelmeyecek. Başkan yardımcılarının ve bakanların tamamının meclisle ilişkisi kesilecek. TBMM’ye artık siz bir milletvekiline telefon edip benim bu işim var bu haksızlıkla karşılaştım acaba bu konuda bana yardımcı olur musunuz diyemeyeceksiniz, çünkü milletvekili diyecek ki benim öyle bir yetkim yok. Seçtiniz gönderdiniz ama böyle bir yetkim yok. Tabi haklı olarak şunu da soracaksınız. Bu anayasa değişikliğiyle 550 milletvekili bizim neyimize yetmiyordu da 600’e çıkardınız siz? Niye 600’e çıkarıyorlar, hangi gerekçeyle çıkarıyorlar? Buna da itiraz edeceksiniz, bunu da söyleyeceksiniz neden, hangi gerekçeyle? Çünkü vergiyi siz ödeyeceksiniz, maaşları siz ödeyeceksiniz. Siz ödediğinize göre bu soruyu da sorma hakkınız var.

İşin özeti; güzel bir toplantı yaptık. Toplantıya renk katan, bizi duygulandıran, neşelendiren ve bir anlamda kampanyamızın nasıl yapılması gerektiğini anlatan Binbir Çiçek Kadın Korosuna yürekten teşekkür ediyorum.

18 ildeki spor kulüpleri, ne kadar güzel değil mi? Aynı zamanda kampanyamızın bir bayram havası içinde geçmesini istiyorum. Çatık kaşlı olmayacağız asla, güler yüzlü olacağız. Çünkü insanımızı seviyoruz, güler yüzlü olacağız çünkü her kapıyı çalacağız. Güler yüzlü olacağız çünkü gerçekleri anlatacağız. Güler yüzlü olacağız çünkü bayrağımızı seviyoruz. Güler yüzlü olacağız vatanımızı seviyoruz. Güler yüzlü olacağız bütün çocukları kucaklayacağız, bütün çocukları seviyorum. Güler yüzlü olacağız, kampanyanın öncüsü kadınlar olacağı için.

Hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum, sağ olun var olun diyorum.