CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ARTVİN’İN ARDANUÇ İLÇESİNDE YAPTIĞI KONUŞMA: NE TERÖR BİZİ YILDIRIR, NE DE BAŞKALARI, VAZGEÇMEYİZ! (25 AĞUSTOS 2016)  
25.08.2016
31530
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU ARTVİN’İN ARDANUÇ İLÇESİNDE KONUŞTU:
-NE TERÖR BİZİ YILDIRIR, NE DE BAŞKALARI, VAZGEÇMEYİZ!


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, " Ne terör bizi yıldırır ne de başkaları. Bir kimse bize silah gösterecek, tehdit edecek, terör estirecek, biz de vazgeçeceğiz. Vazgeçmeyiz. Bir canımız Allah’ın verdiği bir can, o can bu ülke uğruna, bu millet uğruna feda olsun diyeceğiz!" dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin’in Ardanuç İlçe Belediyesi hizmet binasının açılış töreninde yaptığı konuşma şöyle:

VAZGEÇMEYİZ! 
Siyasete girerken bir söz verdim. Her zaman, her ortamda halktan yana olacağım. Her zaman, her ortamda halkın çıkarlarını savunacağım. Kim ne derse desin bu güzel ülkeye barışı getirmek için, huzuru getirmek için, kardeşliği getirmek için sonuna kadar mücadele edeceğim. Ne terör bizi yıldırır ne de başkaları. Çünkü biz Mustafa Kemal’in Türkiye’sini büyütmek zorundayız. Bize cumhuriyet altın tabak içinde sunulmadı. Cumhuriyeti kanla kurduk, gözyaşıyla kurduk, şehitlerle kurduk, gazilerle kurduk, omuzunda silah taşıyan analarımızla kurduk. Bir kimse bize silah gösterecek, tehdit edecek, terör estirecek, biz de vazgeçeceğiz. Vazgeçmeyiz. Bir canımız Allah’ın verdiği bir can, o can bu ülke uğruna, bu millet uğruna feda olsun diyeceğiz!

Bakınız, Gaziantep’te büyük bir acıyla karşılaştık. Terör 54 vatandaşımızın canını aldı, çoğu çocuk. Çocukların bu ülke için ne kadar önemli olduğunu, anne, baba için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Özellikle de anneler çocuklarını ne umutlarla büyütürler. Ama bir terör saldırısı sonucu çok sayıda çocuğumuz hayatını kaybetti. Şimdi bu IŞİD denen terör örgütüne dersini vermek için ordumuz Cerablus’a girdi. Sonuna kadar arkasındayız, sonuna kadar destekliyoruz. Şanlı ordumuzu destekleyeceğiz.
Bugün güzel bir belediye binasına sahip oluyorsunuz. Beylikdüzü Belediye Başkanımız burada, kardeş belediye, sizin hemşeriniz aynı zamanda. Bu binanın yapımına büyük katkıları oldu kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Her şeye layık bu ülkenin insanı.

BERABER MÜCADELE EDECEĞİZ, BERABER SAVAŞACAĞIZ
Bakın, İstanbul’da Belediye Başkanı, ama burayı unutmuyor. “Ben bu toprakların çocuğuyum” diyor. “Evet İstanbul’da oturuyorum ama bu topraklara hizmet vereceğim” diyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz hiçbir ayrım yapmayız. Vatandaşımızın kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun herkesi kucaklarız ve hep şunu söyledik. İnsan Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır ve bizim başımızın üstünde yeri vardır. Her zaman insana saygı duyduk, her zaman insanı sevgiyle karşıladık. Yunus Emre bu topraklarda yetişti, Hacı Bektaş-i Veli bu topraklarda yetişti, Mevlana bu topraklarda yetişti, Erzurumlu Emrah bu topraklarda yetişti. Bu toprakların mayasında insan kültürü vardır, sevgi vardır, güzellik vardır, dostluk vardır, kardeşlik vardır. Bunu bozmak isteyenler var. Ama bozmak isteyenlere izin vermeyeceğiz. Beraber mücadele edeceğiz, beraber savaşacağız.
Hep şunu söylemiştik yaşanacak bir Türkiye. Kadınların yüzünün güldüğü bir Türkiye’dir yaşanacak bir Türkiye. Kadınların evlerinde huzur içinde yaşadıkları, çocuklarını huzur içinde okula gönderdikleri, büyük çocuklarını, oğullarını yine huzur içinde ellerine kına yakarak askere gönderdikleri bir Türkiye. En büyük özlemimiz bu.

DÜŞÜNCELERİMİZ FARKLI OLSA DA BİR ARADA KARDEŞÇE YAŞAMASINI ÖĞRENECEĞİZ

Dolayısıyla yaşanacak bir Türkiye’yi birlikte elbirliğiyle inşa edeceğiz. Huzur içinde inşa edeceğiz ve bu güzel ülkede düşüncelerimiz farklı bile olsa bir arada kardeşçe yaşamasını öğreneceğiz. Hep söyledim yine söylüyorum eğer yaşanacak bir Türkiye istiyorsak, güzel bir Türkiye istiyorsak, kadınların gülümsediği bir Türkiye istiyorsak camiye siyaseti sokmayacağız, kışlaya siyaseti sokmayacağız, askeriyeye siyaseti sokmayacağız, adliyeye siyaseti sokmayacağız. Çünkü siyaset buraya sokulunca ülke bölünüyor, ülke ayrışıyor. Her inançtan insanımız var. Bu güzelliği asla bozmayalım. Camiye her kimlikten insanımız, her partiden insanımız gidiyor Allaha duasını ediyor. Ama siyaseti soktunuz mu oraya orası bölünüyor. Kışlaya siyaseti sokmayacağız. Niçin? Siyaseti sokarsanız ertesi gün darbe tehdidiyle karşılaşırsınız. Adalet? Adalete siyaseti sokmayacağız. Çünkü sıkıştığımız zaman adalet istiyoruz. Benim adaletim, onun adaleti değil halkın adaleti, hukukun üstünlüğü. Buna göre adaleti istiyoruz. Bunu savunuyoruz her zaman.

CUMHURİYET BİLHASSA KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR
Mustafa Kemal’in Türkiye’si önemlidir. Neden önemli biliyor musunuz? Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları aslında birer Osmanlı paşasıdırlar, Yemen’de çarpıştılar, Trablusgarp’ta çarpıştılar, Filistin’de çarpıştılar, Balkanlar’da çarpıştılar. Ama Osmanlı’nın nasıl battığını birebir gördüler ve dediler ki, öyle bir cumhuriyet kuralım ki, geçmişten ders alalım, güzel bir cumhuriyet kuralım, temellerini sağlam atalım. Sağlam atalım ki bu cumhuriyet ilelebet yaşasın. Onun için dediler ki, cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir cumhuriyet. Cumhuriyet fazilettir dediler, cumhuriyet irfandır dediler. Eğer cumhuriyet olmasaydı ne olurdu? Cumhuriyet olmasaydı kuş uçmaz kervan geçmez bir köyde doğan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin Genel Başkanı olmazdı.
Eğer cumhuriyet olmasaydı Yenikapı’da söylediğim için burada da söyleyeyim. Eğer cumhuriyet olmasaydı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olamazdı. Eğer cumhuriyet olmasaydı Ahmet Davutoğlu Başbakan olamazdı. O nedenle cumhuriyetin kadrini hepimiz bilmek zorundayız. Cumhuriyetin ne kadar önemli olduğunu bilmek zorundayız. Cumhuriyeti iyi bileceğiz, temellerini sarsmayacağız, temellerini tahkim edeceğiz. Cumhuriyet faziletse cumhuriyet vatandaşı kulluktan, kölelikten kurtardıysa, cumhuriyet eğer bizi özgür bir birey yaptıysa cumhuriyete inanacağız, temellerini sağlam tutacağız. Cumhuriyetin kurucu ilkelerinden dönerseniz bugünkü tabloyla karşılaşırsınız. Bugünkü tablo ağır bir tablodur. Bugünkü tablo hak ettiğimiz bir tablo değildir. Bugünkü tablo dış politikada ağır yenilgilerin yaşandığı bir tablodur. O nedenle diyoruz ki, biz kesinlikle bunları unutmayacağız ve unutturmayacağız.
Şimdi başımıza birde FETÖ belası çıktı. Ama bir şeyi hiç kimse unutmasın. O valileri, o kaymakamları, o hakimleri, o saçıları, o rektörleri oralara kimler getirdi, kimler yerleştirdi oralara? Bunları unutmayacağız düşüneceğiz ve parlamentoda kurulan araştırma komisyonunda bu işin siyasi ayağını çıkaracağız ortaya. Bu işin siyasi ayağı kim? Bir bakan diyor ki, ben bakan oldum 81 ilin 74’ünün başında emniyet müdürü FETÖ militanı. Siz emniyet teşkilatını teröristlere teslim ederseniz sizin ağlamaya hakkınız yok. Sizin hesap verme yükümlülüğünüz var, mecburiyetiniz var.
İşin özeti; sizleri seviyorum, sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum. Sizin için çalışacağım, sizin için mücadele edeceğim.

BİR ŞEHİDİMİZ VAR, BENİ EN ÇOK ÜZEN O

Bugün buraya zorlu bir yolculukla geldik. Ardanuç’a gelirken bir terör saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Bir şehidimiz var beni en çok üzen o. Bir şehidimiz var keşke hiç olmasaydı. İki hafif yaralımız var. Allah rahmet eylesin, yaralılara acil şifalar diliyoruz, Allah şifalar versin diyoruz. Ama gerçekten de bir şehidimizin olması beni en çok üzen olay oldu. Keşke hiç olmasaydı, o kurşunlar havaya atılmış olsaydı ve bir şehidimiz, bir eve ateş düşmeseydi. Hani bizde derler ya Allah kimseye evlat acısı vermesin. Sıralı ölüme hepimiz katlanırız da babanın çocuğunu, annenin çocuğunu mezara koyması çok acıdır.

UCUNDA ÖLÜM DE OLSA GİDECEĞİM
O açıdan hani terör hepimizin yüreğini burkuyor, hepimize ortak bir acıyı yaşatıyor. Ama bu teröre karşı hepimiz dik ve onurlu duracağız. Bakın, hiçbir programımı iptal etmedim. “Gideceğim, ne olursa olsun gideceğim. Vatandaşa söz verdim ucunda ölüm de olsa gideceğim” dedim.
Hepimiz Gazi Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Hepimiz Gazi Mustafa Kemal’i ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz, hürmetle anıyoruz, yerleri cennet olsun diyoruz. Ben her zaman ve her ortamda vatandaşlarımın cumhuriyete olan bağlılıklarını, cumhuriyetin kurucularına olan bağlılıklarını saygıyla gördüm, saygıyla andım. Dolayısıyla Mustafa Kemal’in askeri olmak gibi bir onuru paylaşmakta benim ve hepimiz için çok güzel bir şey.
Neden diyoruz Mustafa Kemal’in askerleriyiz? Çünkü bizi padişahın kulu değil, cumhuriyetin özgür bireyi yaptığı için. Çünkü cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir dediği için. İlk yaptığı iş nedir biliyor musunuz? 1921 yılında Çocuk Esirgeme Kurumunu kuruyor. Çünkü savaş meydanlarında çok sayıda kişi hayatını kaybetti, şehit oldu onların babaları. Ama o çocuklara bakacak bir devlet gerekiyordu ve o devletin adı Türkiye Cumhuriyetiydi. 1921 yılında bunu gerçekleştirdi. Çok şey yaptı. O kısa hayatı içinde batının 100 yılda yaptığını o 15 yıla, bilemediniz 20 yıla sığdırdı. O açıdan bugün bazıları kızarlar Mustafa Kemal Atatürk’e. Kendi tarihimizi bileceğiz, onun tarihini bileceğiz ve göreceksiniz ki bütün dünyanın gördüğü gibi, Gazi Mustafa Kemal gibi insanlar 100 yılda bir yetişirler, Churchill’in dediği gibi bu 100 yılda da bu Türklere nasip oldu diyor.
O nedenle biz Gazi Mustafa Kemal’le her ortamda ve her zaman gurur ve onur duyduk. Onun askeri olmak, onun düşüncelerini, çağdaş düşüncelerini sonuna kadar savunmak hepimizin ortak görevidir.

BİZİM KİTABIMIZDA UMUTSUZLUK YOKTUR

Şimdi geliyorum Belediye Başkanımıza, Belediye Başkanınızı seviyor musunuz? Belediye Başkanlarımdan tek isteğim var. Seçim zamanında derler ki biz CHP’den girdik aday olduk. Ama seçimden sonra herkesin artık başkanıdır. Dolayısıyla ayrım yapmayacak, o, o partiden hizmet götürmeyeceğim, bu, bu partiden hizmet götürmeyeceğim. Bu CHP’nin kültüründe yoktur, anlayışında yoktur. Ne dedim? İnsana sevgi, insanı sevmek bizim temel görevimizdir. O nedenle hiçbir ayrım yapmadan herkese hizmet götürecek ve harcadığı her kuruşun hesabını sizlere verecek. Bu bizim yine temel görevlerimizden birisidir. Siz seviyorsanız bizde seviyoruz. Siz inanıyorsanız bizde inanıyoruz. Siz güveniyorsanız bizde güveniyoruz.
Hepinize en içten sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Bu güzel bina hepinize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bu güzel binayı şehit yakınlarıyla, analarıyla, babalarıyla birlikte açacağız. Hepimiz Türkiye’nin geleceği açısından asla umutsuz olmayalım. Bizim kitabımızda umutsuzluk yoktur. Türkiye güzel bir ülkedir, Türkiye uygar bir ülkedir, Türkiye çalışkan bir ülkedir, Türkiye’nin nüfusunun yarısından fazlası gençtir ve gençler bizim onurumuzdur ve bizim geleceğimizdir. O nedenle umutsuzluk yok, geleceğe umutla bakacağız. Görkemli bir Türkiye, güzel bir Türkiye, yaşanacak bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.
Tekrar hepinize selamlar, saygılar sunuyorum. Nazım’ın dediği gibi bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayacağız. Bu bizim sözümüzdür. Bu sözü Türkiye’ye veriyoruz, bu millete veriyoruz. Sağ olun, var olun diyorum.