CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU’NUN TÜRK- İŞ GENEL KURULU’NDA YAPTIĞI KONUŞMA - İKTİDARA TESLİM OLAN BİR SENDİKAL HAREKET OLABİLİR Mİ? (3 ARALIK 2015)  
03.12.2015
12835
Yazı Boyutu: A- A+
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu TÜRK- İŞ Genel Kurulu’nda konuştu:

- Siz emekçisiniz. Sizin kaybedecek neyiniz var? İktidara teslim olan bir sendikal hareket olabilir mi?

- Sendikacılık hareketi bu kadar kan kaybediyorsa, yüzde 5,5’e düşmüşse, oturup sorgulamamız lazım, "Neden böyle oluyor?" diye


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, asgari ücretin bin 300 liraya yükseltilmesine yönelik çalışmalara ilişkin, "Bin 300 lira yapacaklar, yetmez. Neden biliyor musunuz? Türk-İş’in rakamları, açlık sınırı bin 391 lira. Asgari ücret bin 300 lira olacak diye hava atıyorlar. Açlık sınırının altında bu rakam" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Türk-İş’in 22. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, bir ülkede demokrasinin ancak muhalefetle, örgütlü toplumla olabileceğini söyledi. "Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri de sendikacılıktır" diyen Kılıçdaroğlu, doğruları dile getirmenin, kendisinin görevi olduğunu ifade etti.
Devletin akılla, sağduyuyla, bilgiyle, sabırla, adaletle yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, adaletin olduğu, herkesin karnının doyduğu, sokaklarında huzurla gezilen Türkiye’nin, herkesin hayali olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin en temel sorununun işsizlik olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bir insan işsizse her şeyi yapabilir. İşsizlik konusunda bugüne kadar size ne vadettiler? ’Biz işsizliği şöyle önleyeceğiz’ diye bir şey söylediler mi size? Ben 13 yıldır duymadım, Meclis’te de duymadım. Sizler sendikacısınız, belki size söylemişlerdir ’Biz işsizliği şöyle önleyeceğiz’ diye. Eğer bir siyasal iktidar işsizlik sorununu çözemiyorsa, o sorunun altında kalmışsa, devleti akılla, basiretle yönetmiyor demektir" diye konuştu.

Gerçek işsizlik oranının yüzde 16,5 civarında olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, iş aramaktan umudunu kesenlerin işsiz görülmemesi ve mevsimlik işçilik nedeniyle resmi rakamlarda işsizliğin yüzde 11-12 seviyelerinde göründüğünü savundu.

İşsizlik sorunu yetmiyormuş gibi yanlış dış politika sonucu 2,5 milyon Suriyelinin Türkiye’ye geldiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Suriyelileri kabul edelim mi? Elbette kabul edelim. ’Kimseyi göndermeyelim savaşın ortasına’, elbette göndermeyelim. 81 ile dağıldı Suriyeliler, kimin nerede olduğunu kimse bilmiyor. Siz hiç böyle devlete tanık oldunuz mu? Yok öyle bir şey, kontrolsüz bir sistem. Yarın ne olacak bu Suriyeliler, çoğu yer altı dünyasının önemli adamları olacak, göreceksiniz" dedi.

Parlamentoya gelen "Yabancıların Çalıştırılması Hakkındaki Kanun"a CHP dışında kimsenin itirazının olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’de bu kadar işsiz varken sendikaların bunlara itiraz etmemesini eleştirdi.

ALTINIZDAKİ İŞÇİ EZİLİYOR
Türkiye’de çalışanların yüzde 40’ının kayıt dışı olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, salonda bulunanlara, "Kayıt dışı çalışmayı engelleyeceğiz” diye 13 yılda size gelip bir açıklama yaptılar mı? Bir Allah’ın kulu hükümetten gelip de size ’Biz kayıt dışı çalışmayı şöyle önleyeceğiz’ dedi mi? Ama kusura bakmayın, yeri geldiğinde alkışlıyorsunuz, ’Bravo, sizden daha büyük kimse yok’ diyorsunuz, altınızdaki işçi eziliyor, farkında değilsiniz. Ben sitem edeceğim, kusura bakmayın" diye konuştu.

"CHP olmasa taşeron işçiliği kimse ağzına almayacaktı" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerin haklarını parlamentoda, seçim meydanlarında CHP’nin savunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, kendisini dinleyenlere, "Taşeron işçilerin haklarını ben savunuyorum, kusura bakmayın ama siz savunmuyorsunuz. Neden?" diye sordu.

Karayollarında çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmak için açtıkları davayı kazandıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, işçilerin bir kısmının kadroya alındığını, alınmayanların takipçisi olacaklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, kamudaki bütün taşeron işçilerin kadroya alınmasının, sendikalı olmasının arkasında yer alacaklarını belirtti. İşçi sayısının Temmuz 2015 itibariyle 12 milyon 700 bin, sendikalı işçi sayısının 1,5 milyon, toplu sözleşme kapsamındaki işçi sayısının 700 bin olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, sendikalaşma oranının yüzde 5,5 civarında bulunduğuna dikkat çekti.

İŞ KAZALARINDA AVRUPA BİRİNCİSİ DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ
"13 yıla bakın bakalım kazandınız mı kaybettiniz mi? Bir süre sonra bu 5,5 da 1,5’a inecek ve sendikalı işçi kalmayacak. Türkiye nereye gidiyor buna bakıyor musunuz?" diyen Kılıçdaroğlu, sendikacılık hareketine darbenin, 12 Eylül’de vurulduğunu hatırlattı.

12 Eylül darbe hukukunun arkasına saklananların Türkiye’ye demokrasi getiremeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sendikacılardan, işçilerin haklarına sahip çıkmalarını istedi. "CHP ’Asgari ücret net bin 500 lira’ demeseydi, bu kimsenin aklına gelmeyecekti" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Bize ne diyorlardı? İşverenlere şikayet ediyorlardı bizi. ’Bak ha bin 500 lira yapacak, niye itiraz etmiyorsunuz?’ Şimdi bin 300 lira yapacaklar, yetmez. Neden biliyor musunuz? Türk-İş’in rakamları, açlık sınırı bin 391 lira. Asgari ücret bin 300 lira olacak diye hava atıyorlar. Açlık sınırının altında bu rakam. O beylere ayda bin 391 lira verelim, bir ay geçinsinler. Arabaları altlarında olsun, araba parası vermesinler, şoförleri de olsun, şoför parası da vermesinler, dolmuş, uçak parası da vermesinler. Bin 391 lira ile bir ay sadece gıda harcaması yapsınlar bakalım geçinebiliyorlar mı? Biz emeğin ve işçinin haklarını korumayacağız da kimin hakkını koruyacağız? Bizi Avrupa’nın Çin’i yapmak istiyorlar. Emek ucuz bizde. Bugün al, yarın at, kapının önüne koy."

Türkiye’nin iş kazası konusunda Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü olduğunu, son 13 yılda 16 bin işçinin hayatını kaybettiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, madenlere 200 bin liralık yaşam odası yapılması için verdikleri önergenin kabul edilmediğini söyledi.

İKTİDARA TESLİM OLAN BİR SENDİKAL HAREKET OLABİLİR Mİ
Eski Başbakanlardan rahmetli Bülent Ecevit’in, Ekonomik Sosyal Konsey kurdurduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, üç ayda bir toplanması gereken bu konseyin 7 yıldır toplanmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Omuzlarımızdaki yükü, baskıyı, korkuyu kaldırın. Siz emekçisiniz. Sizin kaybedecek neyiniz var? İktidara teslim olan bir sendikal hareket olabilir mi?" diye konuştu.

Dış politikada gelinen noktaya dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bölgede yaşananlar nedeniyle 40 bin çocuğun öldüğünü, 2,5 milyon Suriyelinin Türkiye’ye geldiğini hatırlattı. Avrupalıların göçmenlerin gelmesini istemediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye toplama kampı mı?" diye sordu.
Sorunun çözümü için Suriye’deki iç savaşın bitirilmesi ve Suriye’nin onarılması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Avrupa’daki beyler rahat edecek, biz sıkıntısını yaşayacağız. Olmaz böyle şey, biz toplama kampı mıyız?" dedi. Dış politikanın milli olması ve muhalefetle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, burada yapılan bir hatanın bedelini 78 milyonun ödeyeceğini söyledi. Herkesten öz eleştiri yapmasını isteyen Kılıçdaroğlu, salondaki Türk-İş yetkililerine, "Sendikacılık hareketi bu kadar kan kaybediyorsa, yüzde 5,5’e düşmüşse, oturup sorgulamamız lazım, ‘Neden böyle oluyor?’ diye. Eğer sorgulamazsak siz yakında kapılara kocaman bir kilit vurabilirsiniz" diye seslendi.