SEZGİN TANRIKULU, HAYVAN HAKLARI İÇİN KOMİSYON İSTEDİ  
14.04.2018
433
Yazı Boyutu: A- A+
SEZGİN TANRIKULU, HAYVAN HAKLARI İÇİN KOMİSYON İSTEDİ

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hayvanlara yönelik şiddet olaylarını masaya yatırmak üzere Meclis’te komisyon kurulmasını istedi.

Araştırma önergesinde, sahipsiz hayvanların tedavi, bakım ve korunma uygulamaları adı altında toplu olarak itlaf edilmelerinin, zehirlenmelerinin ve aç susuz ormanlara bırakılmalarının önüne geçilerek, konu ile ilgili ihmali ve sorumluluğu bulunanların belirlenip haklarında gerekli işlemlerin başlatılması, muğlak ifadeler yerine, her türlü şiddet fiilinin ve cezaların ayrı ayrı düzenlenerek, sahipli-sahipsiz ayrımı gözetmeksizin tüm hak ihlallerinin tespit edilerek bu tür ihlallerin bir daha yaşanmaması adına etkili, sürekli ve somut önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Tanrıkulu’nun TBMM Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinin tam metni şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIN

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda hayvanlara yönelik şiddet, dövüş, tecavüz, kasten öldürme gibi fiilleri uygulayanlar için, idari para cezasına hükmedilmesi ve yasanın yürürlüğe girdiği 2004 yılından itibaren söz konusu fiillerde ciddi sayıda artış olması gözetilerek verilen cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu noktada, sahipli-sahipsiz ayrımı gözetilmeksizin hayvanlara yönelik suçların TCK kapsamına alınarak hapis cezası ile cezalandırılmasının gerekliliği bildirilmiştir.

Tasarının 2. Maddesi ile Hayvanları Koruma Kanunun 28. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen “Suçlar” başlıklı 28/A maddesinin 1. fıkrasında, “Sahipli veya sahipsiz hayvana acımasız veya zalimce muamelede bulunan veya eziyet eden ya da bu hayvanı haklı bir neden olmaksızın öldüren kişi 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır”denilmektedir. Madde metninde yer alan “haklı bir neden olmaksızın” ibaresi, belirsizlik içermektedir ve objektif olmaması sebebiyle uygulamada ciddi sakıncalar doğuracaktır. Bu sebeple, kanunun amacıyla da bağdaşmayan bu ibarenin madde metninden çıkarılması gerektiği düşünülmektedir.

Hayvanlara yönelik her gün artan, basında da sıkça yer alan ve toplumda infial uyandıran şiddet olaylarının önlenmesi için, alt sınırı en azından 2 yıldan başlayan hapis cezaları öngörülmelidir. Bu şekliyle, uygulamada adli para cezasına çevrilecek ve ertelenecek olan cezalar son derece yetersiz ve caydırıcı olmaktan uzaktır.

Ağırlaştırıcı sebep olarak, 3. fıkrada bu suçun “birden fazla hayvana karşı işlenmesi halinde cezanın yarı oranında arttırılması” öngörülmüştür. Birden fazla hayvana karşı işlenmesi halinde, her bir fiilin başlı başına suç teşkil etmesi ve her hayvan için ayrı ayrı cezalandırılması gereklidir. Ağırlaştırıcı sebeplerle ilgili düzenlemenin, hayvanlara yönelik şiddetin türleri ve boyutları dikkate alındığında eksik ve yetersiz olduğu görülmektedir. Suçun; silahla, uyuşturucu madde etkisi altında, zehir kullanarak ve işkence ile işlenmesi halinde cezanın bir kat arttırılmasının, ayrıca bu suçların hayvanların bakım ve gözetimiyle ilgilenen kamu görevlileri tarafından işlenmesi halinde de cezanın bir kat arttırılmasının gerekli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Dördüncü fıkrada, “Hayvanları birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenler 2 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır” denilmektedir. Burada “birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenler” ibaresinin kaldırılması, sadece dövüştürme eyleminin cezalandırılması gereklidir. Fiziksel ve psikolojik boyutları göz önüne alındığında, hayvanların birbirine zarar vermeden dövüştürülmesi fiilen imkansızdır. Ayrıca, hayvan dövüşlerinin kumar ve bahis oynatma kapsamında ciddi bir sektör olduğu düşünüldüğünde öngörülen ceza, caydırıcı olmaktan çok uzaktır. Bu fiilin mutlak hapisle cezalandırılarak, adli para cezasına çevrilerek ertelenme veya HAGB sınırında olmamasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Ağırlaştırıcı sebep olarak, tekerrür ve hayvanın ölümü halinde cezanın bir kat arttırılması, güvenlik tedbiri olarak ise hayvanlara el koyulma ibaresinin madde metnine eklenmesi gerekmektedir.

Madde 28/A kapsamında düzenlenen suçların, bilişim yoluyla işlenmesi halinin de ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenerek, verilecek cezanın bir kat arttırılmasının uygun ve gerekli olduğu düşünülmektedir.

Sahipli hayvanlara yönelik suçlarda, soruşturma şartı olarak hayvan sahibinin şikayetçi olma şartı, sahibinin zarar vermesi durumunda suçun cezasız kalmasına yol açacağı gibi, hayvanlara zarar vermek isteyen kişilerin hayvanı sahiplenerek bu suçtan muaf tutulmasının önünü açmaktadır. Sahipsiz hayvanlara yönelik suçlarda ise, soruşturma açılması, Bakanlığın başvurma şartına ve dolayısıyla inisiyatifine bırakılmıştır. Halihazırda ilgili Bakanlığın sahipsiz hayvanlar ve yaban hayatıyla ilgili fazla olan iş yükü daha da artacağı için bu beklentiye cevap vermesi mümkün olamayacaktır. Diğer yandan, hayvanlara yönelik şiddet her geçen gün artmaktadır.

Halihazırda, hayvanlara yönelik şiddet olaylarında, sivil toplum örgütleri, yerel hayvan koruma görevlileri, baroların hayvan hakları kurullarına mensup kişiler ve hayvanlara karşı duyarlı olan vatandaşlar tarafından Cumhuriyet Savcılıklarına şikayette bulunulmakta iken suçun takibinin şikayete bağlı olması durumunda, hayvan hak ve ihlalleri konusunda daha da geriye götüreceği aşikardır.

Hayvanlara fiziksel ve psikolojik olarak ciddi zarar veren ve ölümle dahi sonuçlanabilen tecavüz fiilinin toplumsal sonuçları da düşünüldüğünde idari para cezasının caydırıcılığı sebebiyle, hayvanlara cinsel istismarda bulunanların alt sınırı 2 yıldan az olmayacak şekilde hapis cezası ile cezalandırılması, sahipsiz hayvanların tedavi, bakım ve korunma uygulamaları adı altında toplu olarak itlaf edilmelerinin, zehirlenmelerinin ve aç susuz ormanlara bırakılmalarının önüne geçilerek, konu ile ilgili ihmali ve sorumluluğu bulunanların belirlenip haklarında gerekli işlemlerin başlatılması, muğlak ifadeler yerine, her türlü şiddet fiilinin ve cezaların ayrı ayrı düzenlenerek, sahipli - sahipsiz ayrımı gözetmeksizin tüm hak ihlallerinin tespit edilerek bu tür ihlallerin bir daha yaşanmaması adına etkili, sürekli ve somut önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereği, Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

Dr. M. Sezgin TANRIKULU
İstanbul Milletvekili

CHPnet

SİTELERİ