YAKUP AKKAYA:”ZORUNLU ARABULUCULUK YASASINA SADECE SENDİKALAR DEĞİL ÇALIŞMA BAKANLIĞI DA KARŞI…”  
13.10.2017
583
Yazı Boyutu: A- A+

YAKUP AKKAYA:”ZORUNLU ARABULUCULUK YASASINA SADECE SENDİKALAR DEĞİL ÇALIŞMA BAKANLIĞI DA KARŞI…”

CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya; TBMM Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada; en son TÜPRAŞ’ta yaşanan iş cinayeti ile 4 taşeronun daha canından olduğunu belirterek; getirilmek istenen yeni düzenleme ile iş cinayetlerinin çok daha artacağını ifade etti.

“TÜPRAŞ’ta ölen 4 taşeron çalıştırılmaması gereken işte çalıştırıldı.”

Akkaya Meclis kürsüsünden ölen 4 işçinin adını tek tek sayarak; bu ölenlerin çalıştırılmaması gereken işte çalıştırıldıkları için öldüğünü; bu isimlerin 2002 yılından Eylül 2017 yılına kadar iş cinayetlerinde kurban verdiğimiz 19 bin işçiden sadece 4’ü olduğunu belirtti.

 “2012 yılında çıkartılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın yürürlük süresi bugüne kadar tam 3 kez ertelendi.”

Akkaya konuşmasında daha önceden yaşanan iş cinayetlerine ilişkin olarak şu ifadelere yer verdi:

“Zonguldak, Soma, Ermenek, Davutpaşa, Afşin-Elbistan ve benzeri çok ölümlü iş kazaları meydana geldiğinde Hükûmet sözcüleri, Başbakan genellikle şunu söylerler: "Bu yaşadıklarımızdan ders alacağız, bundan sonraki yapacağımız düzenlemelerde bu iş cinayetlerinin önüne geçecek düzenlemeler yapacağız" Ama aradan üç gün geçer ve bu üç gün sonunda ne yazık ki gene bildikleri okunur çünkü bunlarla ilgili olarak sosyal tarafların görüşleri alınmamıştır. 2012 yılında çıkartılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın yürürlüğü bugüne kadar tam 3 kez ertelenmiştir. Bu da işçilerin hayatına, geleceğine ne kadar değer verildiğinin bir göstergesidir. “

 “Çalışma Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu sırf “zorunlu arabuluculuk Yasa Tasarısı”na karşı çıktığı diye mi bakanlıktan alınmıştır?”

Akkaya; bu yeni düzenleme ile ilgili olarak da sosyal tarafların görüşünün alınmadığını, konu ile ilgili trajikomik bir durumun da ortada olduğunu söylemiştir. Bu durumu ise şu şekilde açıklamıştır:

“Çalışma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılarından biri, 2016 yılında bir konferansta, zorunlu arabuluculuk düzenlemesiyle ilgili yapılan bir konuşmada bu yasal düzenlemeden haberdar olmadıklarını, onuyla ilgili taraf olmadıklarını ifade etmişlerdir. Yani bırakın sosyal tarafları, bırakın sendikaları; bir Çalışma Bakanlığı -ki direkt Çalışma Bakanlığını ilgilendiren bir yasal düzenlemedir - Müsteşar Yardımcısı bir konferansta bu yasal düzenlemeye, zorunlu ara buluculuk düzenlemesine katılmadıklarını ifade etmiştir. O hâlde şu sorular akıllara gelmektedir: Acaba Çalışma Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu sırf bu yasa tasarısına karşı çıktığı diye mi bakanlıktan alınmıştır? Ya da başka bir ifadeyle, bu yasa tasarısı kararı kapalı kapılar ardında kimlerle istişare edilmiştir. İşçilerin canı kimlerle pazarlık konusu olmuştur?

Bunlar Hükûmet tarafından elbette ki cevaplanması gereken çok önemli, ciddi konulardır. Ve kaldı ki bu tasarı Adalet Komisyonunda geçerken bunun Çalışma Komisyonuna havale edilmesi istenmiş ama ne yazık ki Adalet Komisyonu Başkanı tarafından o komisyona havale edilmesi de ayrıca engellenmiştir.”

“Taşeronun kadroya alınması AKP Hükümetinde oy devşirme mekanizmasına dönmüştür.”

Akkaya Türkiye’de çığ gibi büyüyen taşeron sisteminin iş cinayetlerini artırdığını belirtmiş; iş cinayetlerini azaltmak için derhal bu sistemden vazgeçilmesi gerekirken aksine; AKP hükümetinin; taşeron sistemini kendine oy devşirme mekanizması olarak kullandığını ifade etmiştir.

Akkaya; AKP’nin Bakanlarının bunu nasıl oy mekanizması olarak kullandıklarını şu şekilde izah etmiştir:

“11 Kasım 2015 tarihinde Faruk Çelik, 7 Mart 2016 tarihinde Mehmet Şimşek, 22 Mayıs 2016 tarihinde Ahmet Davutoğlu, 6 Mayıs 2016 tarihinde Süleyman Soylu, 18 Temmuz 216 tarihinde Naci Ağbal, 19 Nisan 2017 tarihinde Mehmet Müezzinoğlu, 14 Haziran 2017 tarihinde Mehmet Müezzinoğlu, 17 Eylül 2017’de Jülide Sarıeroğlu, 22 Eylül 2017’de Binali Yıldırım taşeronun kaldırılacağının sözünü vermiştir ve her defasında  televizyonlarda taşeronla ilgili Bakanlar bir açıklama yaptığı zaman "Az sonra" şekline dönmüştür.

Bizim size buradan son bir uyarımız: Lütfen, bu zorunlu arabulucu yasa tasarısını tekrar çekin, sendikaların, meslek odalarının, tarafların, Çalışma Bakanlığının bu konudaki mutabakatını alın ve bu yasayı herkesin kabul edeceği bir şekilde yeniden düzenleyin.